30 Mayıs 2008 Cuma

Zaman Yolculuğu Üzerine Bir Teori

Zaman Yolculuğu Üzerine Bir Teori:

1900’lerin başı: Black Rock Pasifik’i geçen bir yük gemisiydi. Gemidekiler oldukça fazla türde madeni mineral taşıyorlardı. Beklenmedik bir şekilde, gemi LOST’daki adaya rastladı. Adanın eşsiz manyetik özelliklere sahip olmasından dolayı, geminin yükü adadaki manyetik güce tepki verdi ve gemi tam anlamı ile adanın üstüne indi. Black Rock’un mürettebatı, bizim bildiğimiz “diğerleri” haline geldi. Richard da onlardan biriydi.

1960’lar: Dharma Girişimi, insan ırkının devamı için oluşturulmuştu. İlk başlarda insan üstüne başlayan araştırma daha sonra “kader”i test etmek için tasarlanan yoğun bir proje halini aldı. Dharma’nın çalışmaları esnasında bir noktada, biri bir zaman makinesi yaratmayı başardı. Bu zaman makinesi akım kondansatörlü bir Delorian değildi. Aslında çok daha basit. Diyelim ki Dharma bir zaman makinesi icat etti ve 1960’ta çalıştırdı. Sonra, makinenin çalışmaya başlamasından 1 yıl sonra, birisi 1961’de makineyi kullanmaya karar verdi. Zaman içinde sadece geriye gidebiliyorlardı ve yalnızca 1 yıl öncesine geri dönebiliyorlardı (1960’a, zaman makinesinin çalışmaya başladığı tarihe). Dahası, bir kere zamanda geriye gidildiğinde geçmişe sıkışıp kalınıyordu. Tekrar 1961’e dönülemiyordu çünkü giden kişi, şimdi geçmişte var olmaya başlamıştı. Zaman makinesiyle yolculuk yapan bedene ilaven, diyelim ki biri, 1965’te ölümcül bir hastalığa yakalandı ama geriye, 1960’a, hastalığa yakalanmadan öncesine gitti. Zaman makinesiyle geçmişe yolculuk sonrasında, kişi artık hasta olmuyor. Anladınız değil mi?

Yani, Dharma böyle bir aygıtın gücünü anlamaya başladı ve deneyi, gizlice yürütebileceği uzak bir adaya taşımaya karar verdi. Dharma, insanları zaman makinesiyle geçmişe göndermeden önce, çalışmalarına, kutup ayısı gibi hayvanlarla başladı. Bir kutup ayısını zamanda geriye gönderip, yaşayıp yaşayamayacaklarını görmek için doğal yaşam ortamlarını değiştirebileceklerdi. Dharma gördü ki kutup ayıları zamanda geriye gittiler, adada ve ıssız çöllerde yaşamayı başardılar. Aynı zamanda, bu kutup ayılarının, zamanda geriye gittikleri sürece, çölde yaşayabildiklerini de gözlemledi ki bu onları kısmen yenilmez yapıyordu.

Kutup ayıları deneyinden kısa süre sonra, Dharma, insanları geçmişe göndermeye başladı. Makine hakkındaki birkaç yıllık araştırmadan sonra, Dharma, makinenin, bu insanlara tarihin akışını değiştirme gücü verip vermediğini merak etmeye başladı. İnsanların kaderi değiştirip değiştiremeyeceğini görmek için, yolcularına, tarihin akışını değiştirmelerine sebep olacak görevler vermeye başladı. Ama maalesef onlar bu akışı daimi olarak değiştirmek adına hiçbir şey yapamadılar.

Bu makinenin başka faydaları olduğunu kanıtlama konusunda çaresiz kalan Dharma ekibi, hastalıkları iyileştirip iyileştiremeyeceklerini test etmek amacıyla, adanın yerlilerinden bir grup oluşturmaya karar verdi. “Diğerleri”nden birçoğunu etkileyen bir hastalık yaydı. Sonra “Diğerleri”ne, bu özel aletle, (zaman makinesiyle) onları iyileştirebileceklerini iddia etti. Bu, “Diğerleri” için yeterince açıklayıcı değildi tabii, ama buna rağmen, onlar sadece iyileşmek istiyorlardı ve zaman makinesinin bir çeşit tedavi yöntemi olduğunu düşünmüşlerdi. Dharma’nın asıl çözmeye çalıştığı şey, bu insanlar geçmişte hastalanmadan önceki bir noktaya gittiklerinde, virüsün varlığını sürdürüp sürdürmeyeceğiydi. Kaderin öngördüğü gibi, “Diğerleri” zamanda geriye gittiler ve duman şeklindeki canavar tarafından öldürülene kadar sağlıklı yaşadılar. Duman canavarı, zamanın seyrini düzelten fiziksel bir yapıydı. Dharma bu canavarı ilk gördüğünde, zaman makinesinin artık herhangi bir yolla çalışması için hiç bir amaç olmayacağından dolayı çok korktu. Başardığı tek şey, adanın yerlilerini başından atmak olmuştu.

1970-1985: Ben’in annesi, Dharma tarafından, bu zaman makinesi üstünde çalışması için işe alınmıştı. Uzun yıllar süren testler sonunda, o da makinenin güçleri üstüne pes etti. Dahası, diğerlerinin gelecekteki lideri olan Richard’la tanıştı ve Richard ona, Dharma’nın halkına yaptığı, birçoğunun ölümüne neden olan korkunç deneyden bahsetti. Ben’in annesi, bilim adı altında göz ardı ettikleri ahlaki değerler yüzünden Dharma’ya kin duymaya başladı. Kaderini, masumlara verdikleri zarar yüzünden Dharma’ı devirmek için kullandı. Ama, adayı terk ederek Dharma’yı kızdırmak yerine, bir taşla iki kuş vurup zaman makinesini adaya ilk geldiği zaman geri dönmek için kullanmaya karar verdi. Sonra adadan ayrıldı. Bu yolla, dış dünyadaki insanlar onun adaya hiçbir zaman gitmediğini düşüneceklerdi. Aynı zamanda da hayatının, ada üzerine deneyler yaparak kaybettiği 15 yılını tekrardan yaşamak üzere zamanda geri gidecekti.

1970: Ben’in annesi, zamanda yaklaşık 15 yıl geriye dönerek 1970 yılına, kendini Oregon’da bulduğu yere geldi. Harika bir adamla tanıştı, onunla evlendi ve hamile kaldı. Ama adadaki yaşadığı zamandaki diğer geleceğinde çocuğu yoktu. Ne yazık ki Dharma, henüz ölen çocuk/anne ve zaman yolculuğu arasındaki bağlantıyı çözememişti. (Juliet’in, 70 yaşındaki bir kadının rahmine sahip olan ama sadece 26 yaşındaki genç bir kadının ultrasonunu gördüğünü hatırlayın. Görünen o ki, bedeniniz yaşlanmasa da rahminizin yaşlanmaya devam etmesi, zaman makinesinin nadir bir etkisi.).

Ben’in annesinin doğurma zamanı geldiğinde, dünyaya bir erkek çocuk getirmeyi başarmışsa da kendisi öldü. Ölmesinin nedeni, zamanın kendi seyrini, onun hayatını Ben’inkiyle değiştirerek düzeltmesiydi. Bir şekilde Ben, onun ruhunun yeniden şekil almış haliydi ve böylece, eninde sonunda bu kötü şirketi yerle bir edecek olan küskün Dharma mühendisi olarak annesinin yerini doldurdu. Kaderi değiştirme işini çözmek ve Dharma’nın yöntemlerini kullanmadan zaman makinesini çalıştırmanın bir yolunu bulmak Ben’in işiydi.

1980: Annesinin ölümünün üzerinden çok zaman geçmemişti ki, Ben ve babası adaya gittiler. Horace’ın Dharma’yla bağlantısı vardı ve Ben’in annesini araştırması için yollanmıştı. Ölümünü öğrendikten sonra, kocasını ve Ben’i adaya gönderdi ki böylece Dharma zamanda olası bir sıçrama elde edebildi. Ben ve babası adaya vardıklarında, Ben’in babasının Dharma için sadece bir köle haline geldiğini gördük. Adaya gelmelerinin asıl nedeni Ben’di. Annesinin kaderini devam ettirmek Ben’in mirasıydı. Ne yazık ki Ben, o zamanlarda bunun farkında değildi. Sadece kendini eğlemeye çalışıyor ve babasının bir pislikten daha fazlası olmadığından gittikçe daha da emin oluyordu.

1981: Adada kısa bir süre yaşadıktan sonra, Ben, adadaki evlerinin dışında, ölmüş annesini görüp sesini duymaya başladı. Bunun sebebi, annesinin diğer bir gelecekte hala yaşıyor ve bu adada Dharma için çalışıyor olmasıydı. Annesi Ben’e bir yarı ölü olarak göründü çünkü ruhu, Ben’in kaderini anlamasına yardım etmek için tasarlanmıştı ki böylece Ben, mirasını taşıyabilecekti. Bunun sonucu olarak da Ben’in annesinin ruhu, zamanın geleceğin seyrini düzenleme yolu oldu. Ben, ölü annesini görmesinden kısa süre sonra, ormanda, ona, “Henüz hazır değilsin.” diyen Richard’a rastladı. Richard bir zaman yolcusu ve Dharma düşmanıydı. Ben ormanda Richard’la ilk karşılaştığında Richard 2005 yılından 1981 yılına gelmişti. İşte bu yüzden Ben’le birlikte çalışıyor ve hiç yaşlanmıyordu. Neden Richard zaman içinde geriye gidip Ben’le bağlantı kurdu? Onu hazırlamak için. Richard Ben’in annesini diğer zamandan tanıyordu ve Ben’in, annesinin yeni bedeni olduğunu ve adada bir çeşit mucize sayılabileceğini biliyordu. Sonrasında, Richard ve Ben yıllarını, Dharma’yı nasıl alaşağı edeceklerini tasarlayarak ve insanların ölümüne sebep olmadan zaman makinesini nasıl kullanacaklarını düşünerek geçirdiler.

1997: Rousseau’nun botu adaya çarptı ve Rousseau, doğar doğmaz Ben ile Richard tarafından kaçırılan ve böylece Dharma tarafından bulunamayacak olan Alex’i dünyaya getirdi. Rousseau’nun adaya tam olarak ne için geldiğinden emin değiliz. Bununla birlikte, Dharma’nın, adada bir güç mücadelesi olup olmadığını öğrenmeleri için yolladığı çıkartma ekibinin bir parçası olduğuna inanıyorum. Dharma’nın güçlü çalışanları, kendileri gidecek kadar aptal değillerdi böylece ilk çıkarma ekipleri, adada gerçekleşen ve adına bilim dedikleri şey uğruna ölmek zorunda kalan bir grup boş insandan oluşuyordu. Rousseau’nun ekibindekiler, kaza yaptıkları zaman Dharma’nın adada o sırada yürütmekte olduğu deney olan hastalık yüzünden kısa zaman içinde öldüler.

1981-2005: Ben, Richard’la birlikte Dharma’yı adadan temizlemek için nihai plan olan “tasfiye” işini tasarlayarak büyüdü. Bu sırada, Dharma, zaman makinesini başka amaçlar için kullanmayı başarıp başaramayacaklarını görmek için, adanın eşsiz yönlerini test etmeye devam etti. Bu testlerin tam ortasında, Swan İstasyonu sayesinde, adanın manyetik anomalisini keşfetti. Bu manyetik anomali, adanın tamamını içine alan bir balondu. Ne yazık ki, Dharma, bu anomaliyi herhangi birşey için nasıl kullanacağını bilemediğinden, sadece üstünde birkaç temel test yapabildi. Bu süre boyunca, hem Dharma hem de diğerleri, zaman makinesini daha iyi nasıl kullanabileceklerini öğrenmeye çalıştılar.

Zaman makinesinin testi sırasında, Dharma ve diğerleri, zaman yolculuğu hakkında şu bulguları elde ettiler:

1. Birisi zaman makinesini kullandığında, zamanda sadece geriye ve makinenin hali hazırda çalışıyor olduğu bir ana gidebilir.

2. Zamanda geriye gidildiğinde, gençleşme olmaz. Mesela 50 yaşında biri, zamanda 10 yıl geriye gittiğinde, 40 yaşındaki bedenine sahip olamaz. Buna rağmen, bu kişinin 50 yaşındaki bedeni, zamanda asıl geldiği noktaya kadar, 10 yıl boyunca yaşlanmaz.

3. Fiziksel beden gençleşmezken, zaman yolculuğu, makineyi kullanmadan önce sahip olunan herhangi bir fiziksel rahatsızlığı iyileştirebilir. Örneğin, birisi 2010 yılında felç geçirdi ve 2015 yılında, zaman makinesini kullanarak, 10 yıl öncesine, felç olmadığı zamana gitmeye karar verdi. 2005 yılına geri döndüğünde, tekrar yürüyebilir çünkü kader bu kişinin, bir 5 yıl daha felçli olacağını varsaymaz. Bununla birlikte 5 yıl sonra, kader, bu kişiyi felç etmenin bir yolunu mutlaka bulacaktır. Belki, ilk felç geçirdiğinde bir pencereden itilip sırtüstü yere düşmüştür. Ama evren gidişatını düzeltmek için komik bir üsluba sahip olduğu için, ikinci seferde bir araba çarpar.

4. Kişi zamanda geriye gittiğinde, sadece, kendi kaderi üstünde etkisi olmayan olayları değiştirebilir. Diğer bir deyişle, belirli bir tarihte bir filme gittiyse ve sonra zamanda geriye yolculuk yaptıysa, aynı filmi ikinci kez seyretmesi gerekmez. Bununla birlikte, eğer bu film, kişinin, hayatını değiştirecek bir karar vermesine neden olduysa, kader, kişinin ilk seferde gidip filmi seyretmeye dair özgün etkisi olmaksızın kişiye o kararı verdirmenin bir yolunu mutlaka bulur.

5. Eğer kişi zamanda geriye gidip ölürse, tamamen ölü sayılmaz çünkü evrende, o kişinin, hali hazırda gelecekte bir yerde yaşadığı, değişik bir zaman vardır. Bu nedenle yarı ölü haline gelir. Diğer bir deyişle, varlığı sadece bazı insanlarca ve yalnızca, kadere etki etmesi gerektiği zaman görülecektir. Diyelim ki Google’ın yaratıcısısınız. Google’ı yaratmadan önceki bir noktaya doğru zamanda yolculuk yapıyorsunuz. Fakat sonra, bilinmeyen bir nedenden dolayı ölüyorsunuz. Muhtemelen yarı ölü haliniz başka birine görünür ve ona Google’ı yaratma fikrini verirsiniz. Böylece olayların genel işleyişinin evrene hâkim oluşu (şirket canavarlarının –Dharma- yaratılışı) asla değişmez ama siz hala teknik olarak ölü olursunuz.

6. Eğer kişi çocuk sahibiyse, zamanda geriye gidip, dünyaya çocuk getiremez. Kader, geçmişte aslında mevcut olmayan bir varlığa asla izin vermez. Bu yüzden akışı düzeltmek için, ya anneyi, ya bebeği ya da her ikisini birden öldürmek zorunda kalır.

2005: Kinle büyüyen Ben, Richard ve Jacob 1995’e doğru zamanda geriye gittiler ve Dharma’nın tüm varlığını yok ettiler (tasfiye –purge-). Dünyanın diğer yerlerinde birçok Dharma üyesi (Penny’nin babası) olduğunu fark edince, Dharma’nın adaya ulaşmasını engellemek için, acilen bir şey düşünmeleri gerekti. Zaman içinde geriye gitmek ve dış dünyadan saklanmak için, Ben tüm adayı bir zaman döngüsünün içine koydu. Bu zaman döngüsü adayı geçmişte (1995) askıda bırakacaktı, bu yolla Dharma’nın adaya ve onlara ulaşmasını engelleyecekti. Ben ve Richard zaman döngüsünü başlattığında, adada kalan yerlileri topladılar. Bu insanlar sonunda Dharma’ya karşı bir güç oluşturacaklardı, “Diğerleri”.

Zaman döngüsünü oluşturmak için, Ben ve Richard, zaman makinesini Arrow İstasyonu’ndan kaçırdılar ve onu Swan İstasyonu’na taşıdılar. Mikhail’in mühendis zekâsı sayesinde, makineyi Swan İstasyonu’yla birlikte duvarların içine saklamayı başardılar. Dahası, Mikhail, zaman makinesini, adayı saran manyetik anomaliyle senkronize etti. Bu, diğerlerine, tüm adayı geçmişe gönderme imkanını verdi. Sonra, her 108 dakikada bir düğmeye basmayı gerektiren bir sistem kurdular. Bu düğmeye basma işi aslında zaman makinesini, her 108 dakikada bir harekete geçiriyordu. Böylece uzun yıllar boyu, zaman makinesini her 108 dakikada bir yeniden ayarlayarak, adadaki zamanı erteleyebildiler. Bunun tek kötü tarafı, dünyanın geri kalanında zamanın normal seyriyle akıyor olmasıydı. Bu yüzden ada zamanı 1995’te kalırken, normal zaman, uçak kazasının olduğu 2004 yılına ulaştı. 3. sezonda Ben’in Richard’a söylediği “ Doğum günlerini kutladığımız zamanı hatırlıyor musun?” sözünü düşünün. Eğer “diğerleri” her 108 dakikada bir zamanı tekrar etselerdi, doğum günlerini kutlamak için sebepleri olmayacaktı ve yaşlanmayacaklardı.

1995-1995 (Adada geçen 9 yıl): Adadaki zaman sabit dururken, dış dünyadan saklanan diğerleri, zaman olculuğu üzerine deneyler yapmaya devam ettiler. Adada yeni bir dünya yaratmak istiyorlardı. Ama tek problem, zaman askıdayken ve yaşlanan rahimlerle yaşlanmayan bedenler talihsiz bir şekilde bir aradayken, adada üremenin bir yolunu bulmaları gerekiyordu. Bilinen hamilelik konusuyla ilgili Juliet’i işe aldılar. Aynı zamanda, dünyayı kurtarıyor olduğunu düşünerek düğmeye basması için itibarlı bir asker (Kelvin) buldular. Bu sırada, yerliler (Richard, Ben ve diğerlerinin hepsi) hayatlarını yaşamaya devam ediyorlardı ve yaşlanmıyorlardı. Hem de ikinci ada, ilk adanın manyetik balonunun dışındaydı ki böylece insanlar adayı yalnızca (zaman bariyerinin altında olduğu için) su altı yoluyla ya da zaman bariyerinin aşılmasına izin veren özel bir koordinatla terk edebileceklerdi. Eğer adadan ayrılmak için doğru yol kullanmazsanız, kendinizi, geçmişte adanın daha var olmaya başladığı noktada bulabilirdiniz. Zaman içinde bir yerde, Jacob öldü. Buna rağmen, önceki bir zaman çizgisinde adada 2005 yılına kadar yaşadığından dolayı, ruhu, Ben, Richard ve şirketle iletişime geçmek için canlı kaldı

1995-2004 (Özgün Zaman Çizgisi): Ada 1995 yılında sıkışıp kalmışken, LOST’un tüm ana karakterleri, “flashback”ler aracılığıyla rollerini hakkıyla oynadılar. Zaman içindeki ilk haklarını nasıl kullandıklarını, önceki geçmiş hikâyelerinde gördük. Kahramanlarımız adadan kurtarıldıklarında, hayatlarının bu kısmını tekrardan yaşamak durumunda kalacaklar (3. sezonun sonunda Jack’in “flash-forward”ı sayesinde gördüğümüz gibi).

1995 (Ada zamanı – Özgün zaman çizgisine göre 2001 dolayları): Juliet, doğum sorununu araştırması için işe alındı. Gerçekten iyi bir insandı ve kız kardeşine yardım etmek için her şeyi yapardı. Fakat adadaki zaman döngüsünün farkında değildi ve Ben onun bu bilgisizliğini, onu adada tutmak için kullanıyordu.

1995 (Ada zamanı – Özgün zaman çizgisine göre 2001 dolayları): Dharma’nın üyelerinden biri olan ve kızının Desmond’la olan birlikteliğinden hoşlanmayan Penny’nin babası, Desmond’u adaya yerleştirmek için akıllıca bir plan yaptı. Desmond’ı adaya yollamasına yardım etmesi için, Dharma’nın alt kadro çalışanlarından biri olan Libby’i tuttu. Libby’nin teknesi, Desmond’ın sorunsuzca adaya ulaşması için, özel koordinatlara göre önceden programlanmıştı.

2004 (Özgün zaman çizgisi): Uçak adaya düştü çünkü Desmond, ada zamanını yeniden ayarlaması için 108 dakika sonra düğmeye basmadı. Düğmeye basmamak, zaman makinesinin, manyetik balonun gücünü kullanmasını geçici olarak durdurdu. Bu olay, Oceanic 815’in adaya düşmesine sebep olan bir çatlak oluşturdu. Bu manyetik alanın içinden geçmenin sonucu olan güç, uçağı ikiye böldü. Biz izleyiciler olarak, iki büyük soruyla baş başa bırakıldık: Uçağın adaya düşmesi, Locke’un düğmeye basma işine son vermesi için meydana gelen büyük bir tesadüf müydü? Yoksa bir şekilde, uçak kazasının tam olarak adanın manyetik alanının bozulduğu o saniyede meydana gelmesini, belirli bir grup insanın adayı zaman döngüsünden kurtarabileceğini bilen Dharma mı planladı? Bu bizi tekrardan LOST’un konusuna getiriyor; uçağın düşüşüne kader mi sebep oldu yoksa sonunda kahramanlarımızı adaya götürecek olan belli olayları Dharma mı yönetti? Ya da bu, hem Dharma hem de kaderin işbirliği miydi?

Uçak düştükten sonra, kahramanlarımız, adadaki zaman olan 1995 yılında var olmaya başladılar ve 1995 yılındaki fiziksel özelliklerini geri aldılar. Rose gibi Locke da iyileşti çünkü onu felç eden kazayı 2002 dolaylarına kadar geçirmemişti.

Ne yazık ki, özgün zamandaki 2004 yılında, Dharma, muhtemelen adanın gerçek yerine yakın bir alanda, okyanusun ortasında, sahte bir Oceanic 815 uçağı yarattı. Naomi’nin, kazadan sonra Oceanic 815’in enkazının okyanusun dibinde bulunduğunu söylemesinin nedeni buydu. Şimdi uçağın bir uyarlaması 1995’te adada varlık gösteriyordu, diğeriyse 2004 yılında okyanusa çakılmıştı. Bu yüzden, kahramanlarımıza adada ne olursa olsun, eğer 2004 yılında kazanın gerçekleştiği tarihe erişirlerse, kader, onların öleceği hükmünü verecekti. Yalnız bu hüküm, Oceanic uçuşunun 6 üyesine işlemedi. Kurtulan yegâne 6 kazazede oldukları konusunda bir hikâye uydurmak zorunda kaldılar çünkü diğer kazazedeler halen adadaki geçmişte takılıp kalmışlardı.

1995 (Ada zamanı): LOST’un 2 sezonu boyunca gördüğümüz bölümlerindeki olaylar gerçekleşti. Ambar bulundu ve Locke sonunda düğmeye basma işine bir son verdi ve Desmond bunun sebebi olan patlamadan sağ kurtuldu. Bu patlama, zaman makinesini yok etti ve adadaki zaman yeniden akmaya başladı buna rağmen zamanın yeniden normal seyrine geçmesinin başlangıç noktası 1995 yılıydı. Şimdi ada, gerçek dünyanın 10 yıl gerisinden geliyordu. Desmond, patlamadan önce güvenlik anahtarını çevirdiğinde, hayatı gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçti. Evet, aslında bir 10 yıllık daha ömrü vardı. Charlie’nin ölümüne şahit olduktan sonra adadan kurtarılarak hayatını tekrar yaşaması gerekiyordu. Ada dışındaki hayatını yeniden başlatmak, Penny’ye kavuşmak ve sonunda adaya tekrar dönmek, bütün bunlar onun hayat hikâyesinin tamamlanmış döngüsünü oluşturuyordu. Desmond kaderinden kaçamadı. Hayatını tekrardan yaşamasının tek sebebi, onun anahtarı çeviren kişi olmasının etkisiydi. Bahse girerim, zaman makinesinin kalbindeydi bu yüzden de diğer geleceğine dair gaipten gelen sesler konusunda sahildeki insanlardan biraz daha ilerideydi. Ve bu Charlie’yle ilgili görüntüleri nasıl gördüğünü açıklıyordu. Desmond’ın hayatını kaç kere yeniden yaşamak zorunda kaldığını kim bilebilir ki? Her seferinde yeniden yaşadı ve kahramanlarımızın sonunda adadan kurtulmasına neyin yardımcı olacağını gördü. Ve bu mesajları gönderen de Charlie olmalıydı.

2007 (Özgün zaman çizgisi): Oceanic 815’in enkazı okyanus dibinde bulundu. Bununla birlikte asla bilinemeyecek olan şey, gerçek uçağın 1995’te adada var olduğuydu. Dharma ve Naomi, uçağın gerçekten kayıp olduğundan emin olduktan sonra, Dharma, Naomi’yi adanın içinde bulunduğu zamana göndermek için kendi zaman makinesini kullanma fırsatı yakaladı. Naomi ve ekibi ada zamanını, 31 dakikalık bir sapmayla saptadı. Böylece, 1995’e gitmek için zaman makinesini kullandılar, gemiye bindiler ve sonra adaya doğru yola çıktılar.

2005 (Özgün zaman çizgisi) / 1995 (Ada zamanı): Naomi, Dharma’nın, zamanda geriye gitmek ve adaya ulaşıp, oranın kontrolünü ele geçirmek için hazırladığı, yok etme ekibinin bir parçasıydı. Adaya gitmeden önce bir ekip oluşturması gerekiyordu. Ekibi, Dharma tarafından özel görev için titizlikle seçilmişti çünkü ekibin her bir üyesi, Ben’i adadan çıkarmak için farklı bir anahtar rol üstlenmişti. Dahası, her üye, Dharma’yla ilgili oldukça bilgi sahibi oldukları fikrini veren birçok şey yapmıştı. Bu yüzden Dharma’nın bakış açısına göre, bir noktada yok edilmek zorunda kalacaklardı.

1995 (Ada zamanı): Desmond, Charlie’yi, Looking Glass İstasyonu’nda yaşaması gereken kaderine götürdükten sonra, Jack, Naomi’nin telefonu sayesinde iletişim kurmayı başarı çünkü Naomi 1995 yılına (+/- 31 dakika) yolculuk yapmıştı. Bu telefon, Naomi’nin geçmiş zamandan gelecek zamandaki Dharma’yla iletişim kurmasını sağlayan, özel olarak üretilmiş bir Dharma aygıtıydı. Jack’in bilmediği şey, Naomi’yi, diğerlerinin adada hangi zaman noktasında olduklarını öğrenmesi için zamanda geriye gönderen, Dharma’nın ta kendisi olduğuydu. Kate Naomi’ye telefonu geri verdiğinde, Naomi telefona, içinde bulundukları zaman kodunu girdi böylece geniş bir Dharma yok etme ekibi, zamanda geriye onun yanına gidip adaya sızdı. Aslında Naomi’nin ekibi, adanın içinde bulunduğu zamana 31 dakikalık sapmayla varabildiler. Regina füzeyi Dan’in deneyi için fırlattığında, 31 dakika gelecekten fırlatmış oldu. Bu, Dan’e adadaki insanların, gemiye dönebilecek kadar zamanda yakın olduğunu gösterdi. Naomi’nin ekibi amaçları açısından mutlu değildi. Onlar Ben’in peşindeydiler ve Dharma’nın neden adadan tasfiye edildiğini öğrenmek istiyorlardı.

1995 (Ada zamanı): Adadaki güç mücadelesi başladığında, 6 kazazede belirdi ve adadan ayrıldılar: Jack, Kate, Hurley, Sawyer Sayid, ? Dharma bu 6 kişiyi adadan çıkarıp 2005 yılına geri getirdi ve kazazedelerin diğer kısmı adada, 1995 yılında kaldılar. Bununla beraber ne Dharma ne de Ben bu 6 kişiye daha öncesinde 1995 yılında yaşadıklarını söylemedi. Dahası, hiçbir kazazedenin adadan ayrılması beklenmediğinden dolayı, Dharma, olayı, Oceanic 815’in geri kalan yolcularının o kazada hayatlarını yitirdi gibi göstermek için bir tür kılıf uydurdu, bu yüzden de bu 6 kişiye, hikâyelerini gizlemeleri ve bu yalanı söylemeleri için sus payı verdiler.

2006 (Yeni zaman çizgisi): Hurley Charlie’nin hayaletiyle karşılaştı. Charlie, özgün zaman çizgisinde bir rock grubu şarkıcısı olduğu ama şimdiki bu yeni zaman çizgisinde ölü olduğu için, geleceği şekillendirmesinde yardım etmek adına, Hurley’e yarı ölü olarak görünebildi.

2008 (Yeni zaman çizgisi): Jack, yeni zaman çizgisine göre, yaklaşık 3-4 yıldır ada dışında yaşıyor. Adada (şimdi muhtemelen 1999 yılında) yaşayan insanlar olduğunu biliyor. Bu yüzden gücü yettiğince kaderini test etmeye karar veriyor. Sadece, kaderinin onu kurtarıp kurtarmayacağını, sonunda adaya dönmesini isteyip istemediğini test etmek için bir köprüden atlamayı denemeye çalışıyor. Sonra, gazetede Ben’in öldüğünü okuyor ki bu durum, daha önceleri adaya dönmelerini engelleyen Ben olduğu için, adaya tekrar ulaşmak adına mükemmel bir fırsat yaratabilir. Not edilmesi gereken tek şey, Jack ve kurtulan diğerleri, adadayken geçmiş zamanda yaşadıklarının farkında olmayabilirler. Bununla birlikte, aslında yıllar önceki o uçak kazasında ölmüş olmaları gerekirken hala hayatta oldukları gerçeğiyle, kaderi sınıyorlar. Sanıyorum ki, dizi, kahramanlarımızın, kaderin yenmeyi imkânsız kıldığı bir çeşit engeli aşmak için özgür iradeye sahip olup olmadıklarını belirleyen bir final sahnesiyle bitecek. Ne olduğunuysa sadece zaman gösterecek…

Sonuç: İleri giderek, olacak birkaç şeyi tahmin edebilirim: 4. Sezon boyunca, Naomi’nin Dharma ekibi adaya sızdıktan sonra, diğerleri, kahramanlarımız ve Dharma arasında bir kedi-fare oyunu oynanacak. Jack ve Ben, gitgide aynı açıdan bakmaya başlayacaklar ve Jack, Ben’in kadere kötümser bakış açısını anlayacak. Bununla birlikte, zaman makinesi kavramının, son sezona kadar oyuna dâhil edileceğini düşünmüyorum.

Dizinin sonunda, bence, bazı insanlar adada kalacak ve bazıları da adadan ayrılacak. Yine de “Kahramanlarımız bir şekilde kaderi yenebilecekler mi?” sorusu varlığını koruyacak. Her iki türlü de, düğmeye basma işindeki başarısızlık ve Dharma’nın adaya gelmesine sebep olma konusu, Ben ve diğerleri için büyük bir sıkıntı oluşturdu.çünkü artık ne ada ne de Dharma üstünde kontrolleri kalmadı. Tek umudumuz, adanın gücünün birazını daha, geleceği değiştirmek için özgür irade kullanmayı sağlamak ve Dharma’yı bir kere daha, ama bu sefer sonsuza dek durdurmak için kullanmayı başarabilmeleri…






teoriyi yazarı: Jason Hunter

çeviri: Aslıhan

4 yorum:

Gözde dedi ki...

Süper ya!! Lost'u anlamaya başladım!!!!



Adadan kurtulan 6 kişiden biri ? olarak gösterilmiş. O, Sun sanıyorum...

Adsız dedi ki...

jack sun sayid hugo kate bunlar kurtulanlar 6.sı kim yaww.Birde 5. sezon ne zaman başlayacak

Adsız dedi ki...

6. kurtulan Aeron yani bebek olsa gerek:)

Adsız dedi ki...

bu teori güncellense çok daha iyi olur.. çünkü 5.sezonun başlaması ile gördük ki bazı hatalı yerler var teoride...